Hukuki iş akışı otomasyonunun gerçek gerekçesi bu. Mesele hukukçuyu ikame etmek değil; baştan beri hukukçuluk içermeyen saatleri geri kazanmak. Thomson Reuters'ın Future of Professionals raporu, yapay zekanın hukuk profesyoneli başına yılda 240 saate yakın zaman kazandırabileceğini öngörüyor; gerçekten hukukçu gerektiren işe iade edilmiş kabaca altı iş haftası. Buradaki hesap basit: geri kazanılan her saat, muhakemeye ayrılabilecek bir saat. Bu, ölçülmüş bir tasarruf değil, kazanılabilecek zamanın bir projeksiyonu; yine de yön açık.
Kazanım pratikte gösterişsiz yerlerden geliyor: belirsiz bir e-posta kutusu yerine önceliklendirilmiş bir talep kuyruğu, geçmiş görüşler, iş ürünleri ve şablonlar üzerinde arama, rutin belgelerin ilk taslakları. Bunların hiçbiri dosyayı karara bağlamıyor. Önceliklendirme ve erişim kararı besliyor; nihai hukuki muhakeme ve onun ardındaki doğrulama hukukçuda kalıyor. Kısacası araç, kararın önünü temizliyor; kararı hukukçu veriyor.
Disiplin araçtan daha önemli. Tek bir iş akışıyla başlayın, dürüstçe ölçün ve rakamlar tutmadıkça genişletmeyin. Ölçemediğiniz bir kazanımı, kazanım sayamazsınız.
Kaynaklar
Sonraki yazı: Hukuk ekiplerinde üretken yapay zeka: gerçekte ne değişiyor? →