Pazaryeri sıralaması ve algoritmik hesap verebilirlik: hukuk liderinin soruları
Yazar Asım Serdar Yılmaz · Yayım · Son güncelleme · 2 dk okuma
Birkaç yıl platform tarafında, sıralama sistemlerini kuran ve ayarlayan ekiplerin yanında çalıştım; o dönem sıralama bir ürün meselesiydi. Artık bir hukuk meselesi ve sistemin nasıl çalıştığını hâlâ çoğu zaman en son öğrenen kişi hukuk yöneticisi oluyor.
Üç ayrı hukuk düzeni, sıralamayı belgelenmesi gereken bir hukuki alan hâline getirdi. AB Dijital Hizmetler Yasası, öneri sistemi kullanan çevrimiçi platformların bu sistemin temel parametrelerini hüküm ve koşullarında belirtmesini istiyor; çok büyük platform olarak belirlenmedikçe mikro ve küçük işletmeler bu yükümlülüğün dışında kalıyor, yalnız çok büyük platformlara ise ayrıca profil çıkarmaya dayanmayan en az bir seçenek sunma yükümlülüğü getiriyor. Platformdan İşletmeye (P2B) Tüzüğü de çevrimiçi aracılık hizmetleri bakımından aynı şeyi, temel sıralama parametrelerinin hüküm ve koşullarda belirtilmesini zorunlu kılıyor. Türkiye ise aynı yere tek bir metinle değil, ayrı ayrı düzenlemelerle varıyor. Elektronik Ticaret Kanunu sıralama bakımından yalnızca, nesnel bir ölçüte dayanmadan satıcının sıralamada geriye düşürülmesini yasaklıyor; sıralama parametrelerini açıklama yükümlülüğü Aralık 2022 tarihli uygulama yönetmeliğinde yer alıyor ve kamuya değil, aracılık sözleşmesi üzerinden satıcıya karşı doğuyor; tüketiciye sıralamanın hangi ölçütlere göre kurulduğunu gösterme ve reklama dayanan sıralama sonuçlarını reklam olarak işaretleme yükümlülüğü ise tüketicinin korunması mevzuatına dayanan reklam yönetmeliğinden geliyor.
Yaptırım tarafı soyut bir tehdit olmaktan çıktı. Avrupa Komisyonu, 23 Nisan 2025’te Dijital Piyasalar Yasası kapsamındaki ilk ihlal kararlarını açıkladı; Apple’a yönlendirmeyi engelleyen (anti-steering) kısıtlamaları nedeniyle 500 milyon euro, Meta’ya “onayla ya da öde” modeli nedeniyle 200 milyon euro ceza kesti. Kararların hiçbiri sıralamayla ilgili değildi. Ama geçit bekçisi (gatekeeper) olarak belirlenen platformlar bakımından DMA, sıralamada, dizinlemede ve taramada kendi hizmetini kayırmayı ayrıca ve başlı başına bir ihlal sayıyor; sonraki bir karar pekâlâ oradan çıkabilir.
Bu yüzden kendi ürün ekibime yönelttiğim sorular oldukça somut. Bir ürünü listede yukarı ya da aşağı taşıyan parametreler hangileri ve bunları açıkça ifade edebiliyor muyuz? Kendi ürünlerimiz bu kurgunun neresinde duruyor, ağırlıklandırmayı kim değiştirebiliyor ve bu değişiklik bir yere kaydediliyor mu? Kanun temel parametreleri istiyor; iyi yönetişim bir adım öteye geçip karar kaydı da tutuyor ve gördüğüm kadarıyla atlanan kısım tam olarak burası. Bir ticari kullanıcı ya da düzenleyici bir rakibin neden üstte çıktığını sorduğunda, hafızaya değil kayda dayanarak cevap verebilmek istiyorum.
Kendi sıralamasını açıklayamayan bir sistem, şikâyet bekleyen bir sorumluluk; üstelik o açıklamayı biri talep etmeden önce yazmak, talep geldikten sonra yazmaktan çok daha kolay. Açıklamayı taşıyan değişiklik kaydının yeri de bildirimlerinizle aynı kuyruktur.
Kaynaklar
- (AB) 2022/2065 sayılı Tüzük (Dijital Hizmetler Yasası), Madde 19, Madde 27(1) ve Madde 38
- (AB) 2019/1150 sayılı Tüzük (Platformdan İşletmeye Tüzüğü), Madde 5(1)
- 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, Ek Madde 1/2-(e): nesnel ölçüt olmaksızın sıralamada geriye düşürme
- Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı ve Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik, 29 Aralık 2022, m. 15/1-(ç): aracılık sözleşmesinde sıralama parametreleri
- Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği (6502 sayılı Kanuna dayanılarak), m. 28/A: sıralama ölçütlerinin tüketiciye gösterilmesi ve reklam ibaresi
- (AB) 2022/1925 sayılı Tüzük (Dijital Piyasalar Yasası), Madde 6(5)
- European Commission, first DMA non-compliance decisions, 23 April 2025
- Hunton Andrews Kurth, summary of the Apple and Meta DMA fines (2025)
Sonraki yazı: Hukukta yapay zeka: geliştirmek mi, satın almak mı, uyarlamak mı? →