Temmuz 2026 · Pazaryeri operasyonu

Pazaryeri uyum operasyonu: tek bildirim kuyruğu, en sıkı süreye ayarlı

Yayımdan kaldırma talebi cuma günü 17.40’ta, Türkçe olarak, ortak bir destek kutusuna düşüyor; pazartesiye kadar kimse açmıyor ve açıldığında kırk sekiz saat çoktan dolmuş oluyor. Bir yükümlülük haritası neyi borçlandığınızı söyler, bu sitede de böyle bir harita savunuluyor; o hafta sonu nöbette kimin olduğunu ise söylemez.

Pazaryeri bildirimlerinin süreli tek bir uyum kuyruğunda birleşmesi.

Bağlayıcı süre Türkiye’ninki. 6563 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 29 Aralık 2022’de yayımlanan Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı ve Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcıları Hakkında Yönetmeliğe göre aracı hizmet sağlayıcı, içeriğin hukuka aykırı olduğundan haberdar olduğunda kırk sekiz saati geçmemek üzere gecikmeksizin içeriği yayımdan kaldırıyor ve durumu gerekçesiyle birlikte hem satıcıya hem ilgili kamu kurumuna bildiriyor (m. 10/2). Fikri ve sınai mülkiyet hakkı ihlaline dayanan şikâyet de aynı kırk sekiz saatte işliyor; satıcıya yapılan bildirimde itiraz yöntemlerinin gösterilmesi gerekiyor (m. 12/3). İtirazın haklılığı sunulan belgelerden açıkça anlaşılıyorsa ürün en geç yirmi dört saat içinde yeniden yayımlanıyor (m. 14/1). Gördüğüm kadarıyla ekiplerin en geç fark ettiği hüküm m. 10/3; haberdar olma karineye bağlanmış, yani bakanlık bildirimi ya da kendisine bildirilen bir yargı kararı, kimse e-postayı açmasa da süreyi başlatıyor.

Dijital Hizmetler Yasası ise saati değil, kararın biçimini belirliyor. Barındırma hizmeti sağlayıcıları, bir içeriği hukuka aykırı olduğu ya da şartlarına aykırı düştüğü gerekçesiyle kısıtladıklarında gerekçe bildirimi vermek zorunda (Madde 17(1)). Çevrimiçi platform sağlayıcıları, karardan sonra en az altı ay açık kalan bir iç şikâyet inceleme sistemi işletmek zorunda (Madde 20(1)); şikâyet üzerine verilen karar ise yalnızca otomatik yöntemlerle değil, yeterli nitelikteki personelin gözetiminde alınmak zorunda (Madde 20(6)). Bu platform yükümlülükleri, platform çok büyük çevrimiçi platform olarak belirlenmiş değilse mikro ve küçük işletmeleri kapsam dışında bırakıyor (Madde 19 ve Madde 33); gerekçe bildiriminde ise böyle bir istisna yok ve işi kapsamlandırırken gözden kaçan da çoğunlukla bu asimetri oluyor. Salt barındırma hizmeti değil de çevrimiçi platform iseniz, Madde 24(5) bu gerekçe bildirimlerini Komisyonun kamuya açık, makine tarafından okunabilir veri tabanına gönderiyor; çok büyük olarak belirlenmemiş mikro ve küçük işletmeler bunun dışında.

Tam da bu yüzden tek bir kuyruk kurun ve faaliyet gösterdiğiniz ülkeler içindeki en sıkı süreye ayarlayın. Akla ilk gelen itiraz haklı: bu, diğer bütün pazarları Türkiye’deki süreye bağlıyor. Yine de iki ayrı kuyruktan ucuza geliyor: sayaç bu işin ucuz yarısı, yılı yiyen yarısı ise gerekçe sınıflandırması ve Madde 24(5) uyarınca herkese açık duran da sizin sınıflandırmanız. Gerekçe kodlarını bir hukuki dayanağa bağlayın; serbest metin kararın kendisi değil, eki olsun. Başvurunun alınmasını, mükerrer kayıtların ayıklanmasını, delil derlemesini ve süre takibini otomatikleştirin. Kararı otomatikleştirmeyin.

Satıcı kapısı da aynı mantıkla kurulur. Yasanın 30/2 maddesi, satıcıya ait bilgilerin güvenilir ve eksiksiz olup olmadığının değerlendirilmesi için azami gayret gösterilmesini istiyor. Bu yükümlülük, tüketicilerin satıcılarla mesafeli sözleşme kurmasına imkân veren platformları bağlıyor ve platform çok büyük olarak belirlenmiş değilse mikro ve küçük işletmeleri kapsam dışında bırakıyor (Madde 29). Freshfields’in vurgusu yerinde: savunulabilir olan, azami gayret kapsamında fiilen ne yaptığınızın yazılı kaydıdır. Türkiye sınırı daha net çiziyor. Aracı hizmet sağlayıcı, satıcının tanıtıcı bilgilerini ilgili kurumların erişime açık elektronik sistemlerinden, bu mümkün değilse satıcıdan aldığı belgeler üzerinden doğruluyor; doğrulamadığı satıcıya aracılık hizmeti sunamıyor; her takvim yılının ilk üç ayında bu bilgilerin doğruluğunu yeniden kontrol ediyor ve güncel değilse en fazla üç iş günü süre veriyor (m. 6/3). Yani bu kapı, her yıl takvimde tarihi olan bir iş; satıcı kaydında bir kez işaretlenip unutulan bir kutu değil.

Kanıtın geldiği yer de burası. Komisyon 28 Mayıs 2026’da Temu’ya 200 milyon euro ceza keserken, risk değerlendirmesinin kendi hizmetine ilişkin somut kanıta değil, e-ticaret sektörüne dair genel bilgiye dayandığını tespit etti. Bu sistemik risk yükümlülüğü çok büyük olarak belirlenen platformları bağlıyor ama işaret ettiği alışkanlığın, yani sektöre dair değil kendi hizmetinize dair kanıt tutmanın, böyle bir belirlemeyi beklemesi gerekmiyor. Sıralama parametreleri de aynı disiplini istiyor; bunlara dair sorular başlı başına bir konu, burada yalnız artefakt önemli: tarihli bir değişiklik kaydı ve adı belli bir sahip. Bir nöbet listesi, bir sınıflandırma, takvime düşülmüş bir kayıt; işin büyük kısmı bundan ibaret ve üçünün de elinizde olup olmadığını cuma akşamı gelen bildirimde öğreniyorsunuz.

Kaynaklar

Sonraki yazı: Pazaryeri sıralaması ve algoritmik hesap verebilirlik: hukuk liderinin soruları →