Temmuz 2026 · Hukukta yapay zeka

Yapay zeka kaynaklı atıf hataları: hukuk ekipleri için doğrulama protokolü

Damien Charlotin’in bağımsız veritabanında, 9 Eylül 2026’da erişildiğinde üretken yapay zeka halüsinasyonlarıyla veya bazı kayıtlarda ileri sürülen yapay zeka kullanımıyla ilgili 2.022 vaka yer alıyordu. Buna karşı kullandığım protokol beş adımdan oluşuyor ve adı belli bir imzayla bitiyor.

Bir hukuki atfın katmanlı kaynak doğrulama kontrol noktalarından geçişi.

Damien Charlotin, mahkemelerin ya da diğer yargı mercilerinin üretken yapay zeka halüsinasyonlarını ya da bazı kayıtlarda yalnızca ileri sürülen yapay zeka kullanımını ele aldığı kararlar için bağımsız ve kamuya açık bir veritabanı tutuyor. Veritabanı sayfasının son güncelleme tarihi 5 Eylül 2026; 9 Eylül 2026’da erişildiğinde 2.022 hukuki vaka listeleniyordu. Çalışma sürüyor ve resmî bir mahkeme sicili değil; dolayısıyla bu sayı eksiksiz bir yargı toplamı olarak okunmamalı. Sayı eksik olsa da ölçek asıl meseleyi gösteriyor, o da operasyonel: yapay zeka destekli hukuki metin ekipten çıkmadan önce doğrulama kaydı oluşturulmalı.

Bunu açıkça ortaya koyan, birincil kaynaktan bir karar var. ABD Dokuzuncu Bölge Temyiz Mahkemesi, 3 Haziran 2026 tarihli LNU v. Blanche kararında iki avukatı bu mahkemede avukatlık yapmaktan altı ay süreyle men etti, her birine 2.500 dolar yaptırım uyguladı ve iki yıl boyunca gelecekteki başvurularında yapay zeka kullanımına ilişkin beyan ve doğrulama sunmalarını istedi. Manşete çıkan yaptırım oldu; oysa süreç kuran herkesin iki kez okuması gereken yer gerekçe: mahkemeye göre ilgili yükümlülükler, yapay zekanın araştırma ya da taslak için kullanıldığı anda değil, denetlenmemiş metin imzalanıp sunulduğunda ihlal ediliyor. Türkiye’de de bir örnek var: 17 Haziran 2026 tarihli Kısa Dalga söyleşisinde bir avukat, bir ilk derece mahkemesine sunulan dilekçenin uydurma esas ve karar numaralı Yargıtay künyeleri taşıdığını ve mahkemenin aynı gün savcılığa ve baroya yazı gönderdiğini anlattı; bunlar söyleşideki beyanlardır, bir mahkeme tespiti değil.

Buradan çıkan ders, yapay zekaya karşı genel bir uyarıdan hem daha dar hem daha kullanışlı; çünkü genel uyarı, teslim saati yaklaşırken kimsenin eline bir şey vermiyor. Ekibin gösterebilmesi gereken şey belli: hangi kaynak açıldı, hangi alıntı karar metniyle karşılaştırıldı, hangi hukuki önerme sınandı ve nihai metnin sorumluluğunu kim üstlendi.

Kullandığım doğrulama protokolünde beş adım var ve ekipten çıkan hiçbir metin için isteğe bağlı değiller.

  1. Bir, her atfı kararın resmî olarak yayımlandığı kaynaktan ya da resmî bir hukuk veri tabanından açın; ilk yapay zekanın verdiği kararın var olup olmadığını asla ikinci bir yapay zekaya sormayın.
  2. İki, her alıntıyı karar metniyle kelime kelime karşılaştırın.
  3. Üç, önermeyi sınayın, çünkü karar taslakta ileri sürüldüğünü gerçekten söylüyor olmalı.
  4. Dört, geçerliliği sınayın, çünkü dayandığınız karar hâlen geçerliliğini koruyor olmalı.
  5. Beş, metin dışarı çıkmadan önce doğrulama notunu ismi belli bir kişi imzalasın.

Bunun tek geçerli olduğu yer mahkeme dilekçeleri değil; müvekkil bilgi notları ve danışmanlık metinleri de aynı beş adımdan geçiyor. Sıkıcı bir liste, kabul; ama içinden atmaya razı olacağım adımı henüz bulamadım.

Şirket içi hukuk ekiplerinin elinde fazladan bir kaldıraç var, o da dış avukatla imzalanan sözleşme. Büronun yapay zeka destekli atıfları nasıl doğruladığı ve incelemeyi kimin onayladığı sözleşmede yazsın; kimse metin gittikten sonra bu soruyu sormak zorunda kalmasın. Türkiye Barolar Birliğinin 28 Ağustos 2026’da yayımladığı tavsiye rehberi de aynı yöne bakıyor: insan denetimi, çıktının eleştirel biçimde doğrulanması, gizlilik ve avukatın nihai mesleki sorumluluğu. Araç iş akışının hatırı sayılır bir kısmını taşıyabilir, ama altındaki imza yine bir insanın, arkasındaki muhakeme de öyle.

Kaynaklar

Sonraki yazı: Türkiye’de pazaryeri aracı sorumluluğu: birlikte okunması gereken üç rejim →